bilgisayarımıza gerekli olan önemli programlar-Eğlence

rapidden dosya indirmede bir kolaylık

Başta Rapidshare olmak üzere, dosya paylaşım sitelerinde ücretsiz kullanım için beklenen süreyi sıfıra indirmenin yolu burada!

Rapidshare'in reklamlarla dolu 60 saniyesi varsa, Firefox'çunun da SkipScreen eklentisi var! Eğer siz de Rapidshare, Megaupload, Zshare, MediaFire ve diğer dosya paylaşım siteleriyle içli dışlı bir internet kullanıcısı iseniz, SkipScreen'i eklentileriniz arasına katmanızda fayda var.

Abonelikle Uğraşmayın!

Paylaşılan bir dosyanın indirme linkine tıkladığınızda, ücretsiz kullanım için gereken bekleme süresini aşarak, kaydetme penceresini hemen önünüze sunan SkipScreen, özellikle abonesi olmadığınız paylaşım ağlarında dosya indirirken büyük zaman tasarrufu sağlıyor.

:: SkipScreen'i Mozilla Firefox tarayıcınıza kurmak için tıklayın.

Kalıcı Bağlantı

ÖSS NASIL KAZANILIR?BİRİSİ SÖYLESİN:)

Günümüzde, başarıya giden yolda “çok çalışmak” yerini “etkili çalışma”ya bırakmıştır. “Etkili çalışmak”; zamanı; belirlenmiş amaçlar ve saptanmış öncelikler doğrultusunda programlı olarak kullanmaktır. Bunu becerebilenler için dinlenmeye, eğlenmeye, hobilere daima yer vardır.


Ders çalışmaya başlamanızı engelleyecek veya geciktirecek bahaneleriniz varsa, bunlardan uzaklaşmalısınız.


Verimli, etkili çalışabilmek için kendinize ait bir sebebiniz muhakkak olmalı, aksi taktirde çalışmaya başlamanız güçleşir.


Siz de aşağıdaki durumları sıkça yaşayan nice öğrenciden biriyseniz eminiz sizin de ders çalışma planlarınız sürekli bozulmaktadır.


> Amaçlarınız net değildir.

> Bilgi eksikleriniz devam ediyordur.

> Özel durumlarınızla uğraşmak daha fazla vaktinizi alıyordur.

> Düzenli ve disiplinli ders çalışma alışkanlığınız yoktur.

> Çalışmaya karşı isteğiniz yoktur ve çalışmaya başlamayı sürekli erteliyorsunuzdur.


Bu noktada, amacını açık ve net bir şekilde tanımlayan öğrenci buna inanmalı, buna uygun programları düzenleyebilmelidir.


Derse başlamak ve bitirmek için belirli bir zaman yoktur; çalışma plânınızı, o günün derslerine, koşullarına ve ihtiyaçlarınıza göre arttırabilir veya azaltabilirsiniz.

Çalışma sürelerinin uzunluğu derslerin özelliklerine göre düzenlenmeli, aradaki dinlenmeler, ne çok uzun ne de çok kısa olmalıdır.

Plan, ani olarak ortaya çıkabilecek durumlarda, çalışmanın değişik saatlere kaydırılmasına olanak verebilecek şekilde yapılmalıdır.

Hangi dersin hangi konusunda nasıl bir çalışma yöntemi izleyeceğinizi açıkça belirleyin, öğrenmek için konu çalışmaya mı, konudaki bilgilerinizi hatırlamak için tekrar yapmaya mı ya da pekiştirmek ve hız kazanmak için test çözmeye mi ihtiyacınız var? Bunu önceden planlayarak çalışma masanızın başına geçin.


BAŞARIYA GİDEN YOLDA!


Öğrencinin çalışmak için kendisine ait bir sebebi yoksa verimli çalışması, dolayısıyla başarılı olması mümkün değildir.

Başarılı olabilmek için amaçlarınızı net bir şekilde belirleyip tanımlayın.

Amaçlar; motivasyon için temel oluşturur ve davranışı belirler.

Ancak birinci derecede önemli birden fazla amacı bir arada gerçekleştirmek mümkün değildir, bu yüzden amaçların önem sırasına konması önemlidir.

Amacını belirleyin kişi, buna ulaşacağına inanarak çalışmalıdır. Unutulmamalıdır ki, amaçların gerçekleşebilir olması için kişi; güçlerinin, niteliklerinin ve yeteneklerinin sınırını bilmeli, sahip olduğu imkânlardan haberdar olmalıdır.

Başarılı kişilerin önlerinde hedefleri, amaçları vardır, bu yüzdendir ki; bu kişiler, hayıflanmak veya koşullardan şikâyet etmek yerine, önlerindeki problemi nasıl çözebilecekleri üzerinde yoğunlaşırlar.

Amaçlarınızı önem sırasına göre ayırmakta zorluk çekiyorsanız, gerçekleştirme zamanına göre üçe ayırabilirsiniz. “Uzun Vadeli” amaçlarınızı hayat amaçlarınız, “Orta Vadeli” amaçlarınızı bir yılda gerçekleştirmek istedikleriniz, “Yakın Vadeli” amaçlarınızı da günlük veya haftalık olarak belirleyeceğiniz, orta ve uzun vadeli amaçlarınızı gerçekleştirmenizi sağlayacak etkinliklere göre planlamalısınız.

Çalışma amacınızı belirledikten ve bunun için karar verdikten sonra, önemli olacak diğer bir etken ders çalışırken konu üzerinde “DİKKATİ TOPLAYABİLMEKTİR”.

* Konsantrasyon olmadan öğrenme sağlanamaz.

* Konsantrasyonun sağlanabilmesi, zihinsel bir çaba gerektirir.

Öğrencinin dikkatini konu üzerinde toplamadan ders çalışmada direnmesi, boşuna zaman yitirmekten başka birşey değildir. Dikkat alıştırmalarla kazanılan ve geliştirilebilen bir alışkanlıktır yani doğuştan değildir.



Dikkatinizi toplayabilmek için:

* Çalışma amacınızı saptayın,

* Çalışma için karar verin,

* Çalışacağınız konuyu merak duyabileceğiniz ilginizi çekebilecek bir forma dönüştürün,

* Fiziksel çevreyi düzenleyin,

* Planlı ve sistemli ders çalışın,

* Çalışmada çeşitlilik sağlayın,

* Kendinize güvenin ve olumlu düşünün.

Dikkati toplayabilmek için unutulmaması gereken bir başka noktada, çalışmaya geçmeden önce vücut ve zihnin yeterince dinlenmiş olması gerektiğidir.


KENDİNİZİ DERS ÇALIŞMAYA NASIL KONSANTRE EDEBİLİRSİNİZ?

Kendisini motive etmekte güçlük çeken öğrenciler, genellikle ders dinlemeye, derse katılmaya ve ders çalışmaya konsantre olmakta da güçlük çekerler. Bu durumda öncelikle motivasyon problemi üzerinde çalışılmalıdır. Motivasyon eksikliğinin nedenleri araştırılmalıdır.

Temel ve üst düzey ihtiyaçlar gözden geçirilmeli ve motivasyon eksikliğinin bu temel ihtiyaçlarla bir ilişkisinin olup olmadığı ortaya çıkarılmalıdır. Eğer motivasyon eksikliği, temel fiziksel ve ruhsal ihtiyaçların (açlık, susuzluk, barınmak, güvenlik, huzurlu bir ortam… vb.) eksikliğinden kaynaklanıyorsa, öncelikle bu ihtiyaçların yeterli düzeyde karşılanması yoluna gidilmelidir. Eğer üst düzey ihtiyaçların (sevilmek, beğenilmek, kendini gerçekleştirmek, estetik ve sanatsal etkinlikler… vb.) eksikliği konusunda bir sıkıntı varsa yine bu ihtiyaçların sistemli ve adım adım karşılanması gerekir. Çünkü bunlar motivasyon için önemli bir itici güçtür.

İhtiyaçlardan sonra üzerinde durulması gereken diğer bir nokta öğrencinin öğrenmeye karşı tutumudur.

Bazen öğrenciler yeterli motivasyonları olmakla birlikte derslere konsantre olamadıklarını söylerler. Bu durumda konsantrasyon güçlüğüne yol açan nedenler belirlenmeli ve bunların çözümüne yönelik önlemler alınmalıdır.

Konsantrasyon bozukluğuna çeşitli içsel ve dışsal etkenler yol açabilir. Dışsal etkenler çoğunlukla çevresel ortamın uygun olmamasından kaynaklanır. İçsel etkenler ise kişinin duygusal sosyal ve fiziksel durumu ile ilgilidir.

Neden ne olursa olsun konsantrasyon bozukluğu ya da eksikliği konusunda alınabilecek önlemler vardır. Bu önlemler her kişi ve durum için geçerli olmayabilir. Ancak öğrenci kendi özelliklerini ve konsantrasyon eksikliğine yol açan nedenleri göz önüne alarak aşağıda sunulan önerilerden yararlanabilir.



KONSANTRASYONU ARTTIRMAK İÇİN ÖNERİLER :

* Ders çalışmaya başlamadan önce kısa bir süre dinlenin.

* Ders çalışırken kısa süreli aralar verin. Yaklaşık olarak 1 saat (dikkatinizi sürdürebilme gücünüze

göre) ders çalıştıktan sonra çalışmaya devam etmeniz gerekiyorsa 10 – 15 dakika ara verin ve

ders dışında birşeyler yapın.

* Dikkat toplama egzersizleri yapın. Ders çalışırken belirli bir ara verme noktasına geldiğiniz zaman,

ayağa kalkıp birkaç adım odanın içinde yürüyün, odanızın camını açıp odanızı havalandırın,

gerinin ve birkaç derin nefes alın. Bu egzersizlerden sonra ders çalışmaya hemen geri dönün.

* Çalışmanızda çeşitliliğe yer verin. Uzun saatler boyu tek bir etkinlik ya da ders üzerinde çalışmak

yerine, bu zamanı bloklar halinde değişik derslere ve konulara ayırın.

* Varsa derse karşı olumsuz tutumun nedenlerini araştırın ve bu tutumu değiştirin.

* Önce kısa bir süre içinde bitirilebilecek olan ödevleri bitirmeye gayret edin.

* Çalıştığınız konu ile ilgili ilginç ve değişik örnekler bularak konuyu ilginizi çekecek bir forma

dönüştürün.

* İyi bir çalışma ortamı oluşturun. Dikkatinizi dağıtan nesneleri odanızdan çıkarın ya da ders

çalışırken göremeyeceğiniz bir bölüme alın.

Her çalışma öncesi bir konuyu bitirmeyi hedefleyin ve o hedefe ulaşmaya çalışın.




AKTİF OKUMA BECERİLERİNİ NASIL KAZANABİLİRSİNİZ?


Birçok öğrenci, bir metni birkaç defa okuduğu halde anlamadığından şikayet eder. Bu öğrenciler, genellikle metindeki kimi sözcükleri gözleriyle takip ederek okuduklarında, kendiliğinden bir anlam oluşacağını düşünürler. Bu tür okuyuculara “pasif okuyucu” denir.

Anlamlı okuma, zihnin sürekli ve aktif olarak bu sürece katılmasını gerektirir. Dinlemede olduğu gibi, sadece duymak anlamayı garanti etmez.

Hem okuma hem de dinleme sürecinde zihin daima aktif olmak zorundadır. Okumak karmaşık bir süreçtir ve okurken amaç yazılı sembollere anlam vermektir.

Yazılı sembollere anlam verebilmek için bazı önkoşullar bulunmaktadır.

Bunlardan ilki, metinde geçen sözcüklerin anlamlarını bilmektir. Eğer okunan bir metinde anlamını bilmediğimiz çok fazla kelime varsa o metni anlamamız güçleşir. Anlamı bilinmeyen kelimeler için öncelikle sözlüğe bakmak herkes için bilinen bir yoldur. Ancak sık sık sözlüğe bakmak okuma hızını yavaşlatır ve okumayı zevksiz hale getirir. Bilinmeyen bir kelimeyi, geçtiği cümle içinde değerlendirerek anlamını tahmin etmek mümkündür.

Diğer bir yol ise, kelimenin yapısal analizini yapmaktır.

Dilimizde aynı kökten türetilmiş bir çok kelime vardır. Anlamı bilinmeyen kelimenin kökü bulunduğunda, ön ve son eklerin ve kelimenin geçtiği cümle ya da paragrafın anlamı da dikkate alınarak o kelimeden bir anlam çıkarmak çoğu zaman mümkündür.

Yazılı sembollere anlam verirken dikkate alınması gereken diğer bir yol ise, bir çok faktörden etkilenen anlama sürecidir. Bu süreç okuyucunun geçmiş deneyimlerinden, dili kullanma yeteneğinden, bilinmeyen kelimeleri anlamlandırma yeteneğinden ve okuma amacından etkilenir.

Gerçekte okuma süreci şöyle işler:

Yazılı bir metindeki sembolleri gözlerimiz aracılığıyla algılarız.

Bu semboller doğrudan beynimize gider. Bu arada uzun süreli hafızamız devreye girerek beyne gelen bu yeni kelimelerin anlamlarını tarar. Eğer uzun süreli hafızada bu kelimelerin anlamları varsa, bu anlamlar çerçevesinde okunan sembollere anlamlar verilir. Bunun için okuma sürecinde geçmiş bilgi ve deneyimlerin çok büyük önemi vardır.

Yeni öğrenilenlerin daha önce öğrenilen bilgilerle benzer ve farklı olan yönleri tartışılabilir. Yanısıra neden – sonuç ilişkileri üzerinde durularak yeni öğrenilen bilgilerin anlamlı hale getirilmesi mümkün olabilir.



ÖĞRENDİKLERİNİZİ BEYNİNİZDE NASIL SAKLAYABİLİRSİNİZ?


Çalıştığınız bilgilerin, uzun süreli hafızanıza kaydedilmesi için mutlaka tekrar yapmanız gerekir.

Sistemli tekrarın en önemli özelliği öğrenme, düşünme ve hatırlama konusundaki birikim sağlayıcı etkisidir.

Sistemli tekrar yapmak öğrenmenin düşmanı olan unutmayı azaltır.

Zamandan kazanmak için her şeyin tekrarlanması yerine konunun gerekli olan kısımları tekrarlanmalıdır.

Bunun için dershanede derslerinize düzenli olarak devam edip, öğretmenlerinizin üzerinde çokça durdukları konuları sistemli olarak tekrar ediniz.

Bu öğrendiklerinizin kalıcı olabilmesi açısından önemli olacaktır. Bunu daha da kolaylaştırabilmek için kendinize bir plan ve sistem çıkartabilirsiniz. Hangi günler hangi konuların çalışılacağı, tekrarlanacağı veya test çözüleceği belirlenebilir.

Planınızı o günkü veya ertesi günkü derslerinize veya sınavlarınıza özellikle ölçme ve ÖSS deneme sınavlarınıza göre ayarlayabilirsiniz.

Konuları tekrar ederken bilgilerin arasında anlamlı bağlar kurabilir, konunun ilginç yönlerini araştırabilir, konu üzerinden semboller çıkartarak kodlayabilir veya gözünüzde canlandırabilirsiniz. Konular arasında mantıksal çıkarımlarda bulunarak veya neden - sonuç ilişkileri kurarak çalıştıklarınızın daha kalıcı olmasını sağlayabilirsiniz.


Kalıcı Bağlantı

NASIL KİLO ALALIM?

 

ERKEKLER İÇİN KİLO ALMA DİYETİ
Bir hafta boyunca, sabah kahvaltısı ile öğlen yemeği arasında bir su bardağı suda baş parmak büyüklüğünde iki adet kökzencefil 6 dakika demlenip içilir. Öğütülmüş kökzencefil bu amaç için uygun değildir.
Tüketeceğiniz ne tür et (koyun, dana, balık veya tavuk) olursa olsun, üzerine bolca kekik serpip tüketiniz.
Öğünlerde sadece normal buğday ekmeği tüketilir (beyaz ekmek, kepeksiz).
Her gün bir ay boyunca on-onbeş adet antep fıstığı tüketilir.
Meyvelerden daha ziyade taze beyaz üzüm ve muz tercih edilmelidir.
Her öğlen yemeğinde mutlaka bir adet haşlanmış patates tüketilmelidir. Tüketilecek patetesin üzerine kimyon mutlaka serpilmelidir.
Acı olmamak şartıyla salatanızda sivri veya dolmalık biber bir ay boyunca eksik olmamalıdır.
Her akşam yemeğinden iki saat sonra, bir fincan kuşburnu çayı içilmelidir.
Hangi meyveyi tüketirseniz tüketin mutlaka yarım kase yoğurdun içerisine doğrandıktan sonra tüketilmelidir.
Hangi tatlı olursa olsun, mutlaka üzerine limon sıkılarak tüketilmelidir. Limon sıkılmış tatlı mutlaka yemekten önce aç karına tüketilmelidir. Tatlının üzerine normal öğününüze devam edebilirsiniz.
İş yerinizde veya evinizde, sofraya yalnız oturmayınız.
Her gün 20 dakika mutlaka yürüyüş yapınız. Zamanı önemli değil. Ancak, her gün bir ay boyunca, aynı saatlerde yürüyüş yapmaya özen gösteriniz.
Yasaklar
Günde iki bardaktan fazla çay içilmemelidir. Kahve ancak 1 tane.
Turşu, karabiber, acı biber ve sütten en az iki ay uzak durunuz .
En az iki ay boyunca, bezelye, nohut, ıspanak, karnabahar ve brüksel lahanası tüketilmemelidir.
Her türlü kaymak ve yemeklerde katı yağ kullanımından uzak durulmalıdır.
BAYANLAR İÇİN KİLO ALMA DİYETİ
Bir hafta boyunca, sabah kahvaltısı ile öğlen yemeği arasında yarım bardak su ile çiğnemeden üç-dört adet karanfil yutulur. Yedi gün tamamlandıktan sonra aşağıdaki kurallara uyarak küre başlanır.
Tüketeceğiniz ne tür et (koyun, dana, balık veya tavuk) olursa olsun beraberinde orta boy büyüklüğünde ızgarası yapılmış veya pişmiş domates tüketilmesi gerekir.
Öğünlerde sadece normal buğday ekmeği tüketilir (beyaz ekmek, kepeksiz). Her gün bir ay boyunca on-onbeş adet antep fıstığı tüketilir.
Meyvelerden daha ziyade taze beyaz üzüm ve muz tercih edilmelidir.
Her öğlen yemeğinde mutlaka bir adet haşlanmış patates tüketilmelidir.
Acı olmamak şartıyla salatanızda sivri veya dolmalık biber bir ay boyunca eksik olmamalıdır.
Her akşam yemeğinden iki saat sonra, bir fincan melisa çayı içilmelidir.
Hangi meyveyi tüketirseniz tüketin mutlaka yarım kase yoğurdun içerisine doğradıktan sonra tüketilmelidir.
Hangi tatlı olursa olsun, mutlaka bol tarçın serperek tüketilmelidir. Kendiniz evinizde kek veya süt ürünlerinden tatlı yapıyorsanız mutlaka biraz fazlaca tarçın ilave ediniz.
İş yerinizde veya evinizde, sofraya yalnız oturmayınız.
Her gün 20 dakika mutlaka yürüyüş yapınız. Zamanı önemli değil. Ancak, her gün bir ay boyunca, aynı saatlerde yürüyüş yapmaya özen gösterin.
Yasaklar
Günde iki bardaktan fazla çay içilmemelidir. Kahve ancak 1 tane.
Turşu, karabiber, acı biber ve sütten uzak durunuz .
En az iki ay boyunca, bezelye, nohut, ıspanak, karnabahar ve brüksel lahanası tüketilmemelidir.
Her türlü kaymak ve katı yağ kullanımından uzak durulmalıdır.

KAYNAK : Prof. Dr. İbrahim saraçoğlunun web sayfasından alınmıştır.

 

Kalıcı Bağlantı

Birazda gülelim...

Sobadaki hikmet

Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar. Kimyacı, "adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış"; fizikçi, "adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş"; jeolog, "burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangin olasılığını azaltmayı amaçlamış"; matematikçi, "sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış"; antropolog, "adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş". Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar., Adam cevap verir: - "Boru yetmedi."

Atalar

Geçen sene 100 metre derinliğe kadar kazdıktan sonra, Rus bilim adamlari 1000 yıllık bakır tel artıkları buldular ve bundan, atalarının bin yıl önce bir telefon ağına sahip oldukları sonucuna vardılar. Onlardan aşağı kalmamak için, takip eden haftalarda Amerikalı bilim adamları 200 metre derinliğe kadar kazdılar ve gazeteler şu manşetle çıktı: "Amerikan bilim adamları 2000 yıllık optik kablo artıkları buldular ve atalarının, Ruslarinkinden bin yıl önce yüksek teknoloji ürünü dijital telefonları olduğu sonucuna vardılar". Bir hafta sonra Türk ajansları şu sürmanşeti verdi: "500 metreye kadar yapılan çalışmalarda Türk bilim adamları kesinlikle hiç bir şey bulamadılar. Bunun üzerine atalarının 5000 yıl önce cep telefonu kullandikları sonucuna vardılar".

Karıncalar

Temel bir gün bir Alman, Fransız, ve Rus'la birlikte bir otele kalmaya gitmiş. Otelde tek bir oda varmış. Onda da bir çok karınca olduğundan kimse orda kalamazmış. Bizim kafadarlar "biz kalırız" demişler. Birinci gün Alman kalmış ve ancak iki saat durabilmiş. Fransız onun kadar da dayanamamış. Bunun üzerine Rus kalmaktan vazgeçmiş. Temel o gece odada kalmış ve odadan sabah geç saatte çıkmış. Herkes çok şaşırmış ve sormuş: - "Nasıl bu kadar kaldın. Temel de: - "Karıncanın tekini öldürdüm diğerleri cenazeye gitti", demiş.




Kalıcı Bağlantı

Bilgisayarlarımızda virüsmü var?Hemen okuyun

Bilgisayarlarımızın korunması için gerekli programları her zaman mutlaka bulundurmamız lazım.Antivirüs+firewall+casus yazılım temizleme programları vs.Ancak bilgisayarlarımızı koruyacağız diyede gereksiz programları yükleyip bilgisayarımıza yazık etmemeliyiz:)

Genelde antivirüs olarak nod 32-kaspersky-avira-avg gibi programlar var.
adware spy için ise ad-aware,spybot,superantispyware gibileri populerler.

Birde her zaman kullandığımız usblerden bulaşan ve otomatik olarak faaliyete giren virüsler var.Bunun içinde önerilen program combofix.

Eğer virüsten şüphe ediyorsak antivirüsle taramaya başlayalım sonra yazdığım casus temizleme programlarını çalıştıralım en sonundada yinede hallolmazsa combofix adlı programı çalıştıralım.Eğer yine olmazsa sistem geri yükleme işimizi halledecektir.

Kalıcı Bağlantı